Kadınlara Yönelik, Cinsiyetçi Sistematik Şiddete Karşı Hep Birlikte Mücadele Edelim!

Dünyada her üç kadından biri, hayatının bir döneminde cinsel ya da toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalıyor.Bu sadece bireysel bir sorun değil.Bu, patriyarkal ve kapitalist sistemin doğrudan sonucudur.

Çünkü bu sistem, kadınların emeğini sömürür, bedenini denetler, sesini bastırır.Eşitsiz ücretlerle, güvencesiz işlerle, görünmez bakım emeğiyle, kadınları ekonomik bağımlılığa mahkûm eder. Ve sonra bu bağımlılığı “sevgi”, “aile”, “doğal düzen” gibi kelimelerle süsleyerek şiddeti olağanlaştırır.

Kapitalizm, şiddeti sadece tolere etmez  onun üzerine kurulur. Kadınların emeği sömürülmeden, doğa yağmalanmadan, göçmenler ucuz işgücü olarak kullanılmadan bu sistem var olamaz. O yüzden şiddet, bireysel bir sapma değil, yapısal bir zorbalıktır.

Bugün burada, İsviçre’de, dünyanın en zengin ülkelerinden birinde bile her yıl binlerce kadın şiddet görüyor. Amnesty International’a göre, 16 yaş üstü 800.000 kadın, istemediği cinsel eylemlere maruz kaldı. Ama sadece %8’i bunu yargıya taşıyabildi.Neden? Çünkü bu düzen, failleri koruyor; mağdurları değil.Biz artık susmuyoruz.
Çünkü biliyoruz ki: Kadına yönelik şiddet, sınıf sömürüsünden, ırkçılıktan, mülteci karşıtlığından ayrı değildir. Hepsi aynı sistemin farklı yüzleridir. Ve bu sistem, kadınların, göçmenlerin, emekçilerin üzerine basarak ayakta duruyor.

2025’te taleplerimiz net:

  • Şiddete karşı koruma yasaları kağıt üzerinde değil, yaşamın içinde uygulanmalı. 
  • Kadın sığınma evleri ve destek hatları için yeterli fon sağlanmalı. 
  • Cinsiyet eşitliği eğitimleri tüm okullarda zorunlu hale gelmeli. 
  • İstanbul Sözleşmesi tamamen, ayrım gözetmeden, göçmen kadınları da kapsayarak uygulanmalı. 
  • Ve en önemlisi: Şiddeti besleyen kapitalist patriyarkal düzene karşı örgütlü bir mücadele yürütülmeli. 
  • Çünkü biliyoruz ki: Gerçek özgürlük, sömürünün olmadığı bir dünyada mümkündür. Ve o dünya, bizim ellerimizle kurulacak. Şiddete karşı sadece 16 gün değil,her gün, her yerde direnişle, dayanışmayla, umutla!

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle, dünyanın dört bir yanındaki kadınlarla birlikte sesimizi, öfkemizi, eşit, özgür, savaşsız, şiddetsiz bir yaşam özlemini haykırıyoruz. Bizler, DIDF`li kadınlar şiddetin ve sömürünün her biçimine, savaşa ve artan ırkçılığa karşı duruyoruz!